Mübarek üç ayları değerlendirmeliyiz.
"O hesap günü mutlaka gelecektir. Kişinin kendi öz kardeşinden, anasından-babasından, eşinden-çocuklarından kaçacağı gün kesinlikle gelecektir. İşte o gün gelmeden önce, Allah'ın adeta inananlar için özel olarak yarattığı bu mukaddes manevi mevsimi birer fırsat ve ganimet bilerek kendimize gelmeli, kendimizi yenilemeli ve kendimizle hesaplaşmalı, büluğ çağına erdiğimiz andan bugüne kadar geçirmiş olduğumuz zaman dilimi içerisinde yaptıklarımızın muhasebesini yapmalı, Cenab-ı Allah'a içten yönelmeli, işlediğimiz hata ve kusurlarımızdan dolayı pişmanlık duymalı, gözyaşı dökmeli, af dilemeli, onları bir daha yapmamak üzere O'na söz vermeliyiz" diyen Müftü Gül, açıklamasını özetle şöyle tamamladı: "Akrabalarımızla, komşularımızla, arkadaşlarımızla olan ilişkilerimizi gözden geçirmeli, İmanın, ibadetin, İslam ahlakının bir gereği olan doğruluğun, dürüstlüğün, yardımlaşmanın, dayanışmanın, insan haklarına riayetin, hayat çizgimiz olduğunu yeniden hatırlamalıyız. Çalışmanın bir ibadet olduğu bilinciyle dünyanın, ülkemiz ve bulunduğumuz yerlerin maddi ve manevi kalkınması için gayret etmeli, kimsenin kalbini kırmamaya, gönlünü incitmemeye çalışmalıyız. Birliğimizin, dirliğimizin, huzurumuzun bozulmaması, aksine daha da güçlenmesi için Yüce Allah'a dua etmeliyiz."